Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 162. Ayet Meali

De ki: "Benim salatım, nusukum, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir."

Enam 6:162 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Benim salatım, nusukum, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir."
Enam 6:162
قُلْ اِنَّ صَلَات۪ي وَنُسُك۪ي وَمَحْيَايَ وَمَمَات۪ي لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۙ • Kul inne salati ve nusuki ve mahyaye ve memati lillahi rabbil alemin. • Meal: De ki: "Benim salatım,[1] nusukum,[2] hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir." • Dipnot 1: Kurbanım. Nusuk, Allah'a yaklaşmaya vesile olan her şeydir. • Dipnot 2: Duam. Şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmem. Desteğim. İlgim ve duyarlılığım. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · إِنَّ inne şüphesiz · صَلَاتِى salati salatım · وَنُسُكِى ve nusuki ve ibadetim · وَمَحْيَاىَ ve mehyaye ve hayatım · وَمَمَاتِى ve memati ve ölümüm · لِلَّهِ lillahi Allah içindir · رَبِّ rabbi Rabbi · ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemlerin • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • صلو (Slw) kökü: Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk… • نسك (nsk) kökü: Dindar bir yaşam sürmek, dindar olmak, tanrıya ibadet etmek/hizmet etmek, kurban etmek, kurban olarak hayvan kesmek, ibadet/kulluk eylemi, bu tür eylemleri gerçekleştirenler/gözlemleyenler, ibadet ayini, yıkamak ve… • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Enam suresi 165 ayettir; bu 162. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).