Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 63. Ayet Meali

De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz." diye O'na açık ve tedarruan yakarırsınız.

Enam 6:63 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükrede…
Enam 6:63
قُلْ مَنْ يُنَجّ۪يكُمْ مِنْ ظُلُمَاتِ الْبَرِّ وَالْبَحْرِ تَدْعُونَهُ تَضَرُّعاً وَخُفْيَةًۚ لَئِنْ اَنْجٰينَا مِنْ هٰذِه۪ لَنَكُونَنَّ مِنَ الشَّاكِر۪ينَ • Kul men yuneccikum min zulumatil berri vel bahri ted'unehu tedarruan ve hufyeh, le in encana min hazihi le nekunenne mineş şakirin. • Meal: De ki: "Yerin ve denizin karanlıklarından sizi kim kurtarır?" "Eğer bundan bizi kurtarırsa kuşkusuz şükredenlerden oluruz." diye O'na açık ve tedarruan[1] yakarırsınız. • Dipnot 1: Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · مَن men kim · يُنَجِّيكُم yuneccikum sizi kurtarıyor · مِّن min -ndan · ظُلُمَـٰتِ zulumati karanlıkları- · ٱلْبَرِّ l-berri karanın · وَٱلْبَحْرِ velbehri ve denizin · تَدْعُونَهُۥ ted'unehu O'na yakardığınızda · تَضَرُّعًۭا tederruan gizli olarak · وَخُفْيَةًۭ ve hufyeten ve açık olarak · لَّئِنْ lein eğer · أَنجَىٰنَا encana bizi kurtarırsa · مِنْ min · هَـٰذِهِۦ hazihi bundan · لَنَكُونَنَّ lenekunenne elbette olacağız · مِنَ mine -den · ٱلشَّـٰكِرِينَ ş-şakirine şükredenler- • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • برر (brr) kökü: İyilik yapmak, ihsan etmek, doğru olmak, sadık olmak, gerçek olmak, yemin etmek, haklı çıkmak, yerine getirmek, sözünde durmak • بحر (bHr) kökü: Deniz, göl, büyük su birikintisi, bol, geniş, çok, deniz gibi cömert olan, bilgin • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • ضرع (DrE) kökü: Aşağılamak, küçük düşürmek, itiraz etmek, alçakgönüllü olmak, kendini alçaltmak, tevazu/itaatkarlık. Kuru, acı, dikenli bitki örtüsü. • خفي (xfy) kökü: Fark edilemez/belli belirsiz, gizli/saklı/örtülü, görüşe silik veya karanlık, bastırılmış veya boğulmuş, zihin için belirsiz, gizli bir durumdan açığa çıkmak (gizlenen şey açığa çıktı). • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • شكر ($kr) kökü: Teşekkür etmek, minnettar olmak, birinin iyiliğini fark etmek veya kabul etmek, övmek. Şükür - teşekkür etme, minnettarlık. Şakir - teşekkür eden veya minnettar olan, takdir edilen ve ödülde cömert olan. • Enam suresi 165 ayettir; bu 63. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).