Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 82. Ayet Meali

İman etmiş ve imanlarına zulmü bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar da onlardır.

Enam 6:82 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İman etmiş ve imanlarına zulmü bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş o…
Enam 6:82
اَلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا وَلَمْ يَلْبِسُٓوا ا۪يمَانَهُمْ بِظُلْمٍ اُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْاَمْنُ وَهُمْ مُهْتَدُونَ۟ • Ellezine amenu ve lem yelbisu imanehumbi zulmin ulaike lehumul emnu ve hum muhtedun. • Meal: İman etmiş ve imanlarına zulmü[1] bulaştırmamış olanlar var ya işte emniyet içinde olanlar da hidayete ermiş olanlar[2] da onlardır. • Dipnot 1: Şirk. • Dipnot 2: Doğru yolu bulanlar. • Kelime kelime: ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · وَلَمْ velem ve · يَلْبِسُوٓا۟ yelbisu bulamayanlar · إِيمَـٰنَهُم imanehum imanlarını · بِظُلْمٍ bizulmin bir haksızlıkla · أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike işte · لَهُمُ lehumu onlarındır · ٱلْأَمْنُ l-emnu güven · وَهُم ve hum ve onlardır · مُّهْتَدُونَ muhtedune doğru yolu bulanlar da • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • لبس (lbs) kökü: Giymek/örtmek, giysi giymek, giyinmek, sarmak, gizlemek, uygun olmak, saklamak/kamufle etmek, giyilen şey. • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Enam suresi 165 ayettir; bu 82. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).