Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Cuma 62:3وَاٰخَر۪ينَ مِنْهُمْ لَمَّا يَلْحَقُوا بِهِمْۜ وَهُوَ الْعَز۪يزُ الْحَك۪يمُ • Ve aharine minhum lemma yelhaku bi him, ve huvel azizul hakim. • Meal: Onlardan, henüz kendilerine katılmamış olan diğerlerine de. O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir. • Kelime kelime: وَءَاخَرِينَ ve aharine ve diğerlerine · مِنْهُمْ minhum onlardan · لَمَّا lemma henüz · يَلْحَقُوا۟ yelhaku katılmayan · بِهِمْ ۚ bihim kendilerine · وَهُوَ ve huve ve O · ٱلْعَزِيزُ l-azizu azizdir · ٱلْحَكِيمُ l-hakimu hakimdir • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • لحق (lHq) kökü: Geçmek, ulaşmak, elde etmek, yakalamak, yarılmak, birleşmek, eşit duruma gelmek veya kendini eşit duruma getirmek, takip etmek, bağlanmak, uyumlu olmak. • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Cuma suresi 11 ayettir; bu 3. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).