İşte bu, Allah'ın hak eden kimselere verdiği lütfudur. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.
Cuma 62:4ذٰلِكَ فَضْلُ اللّٰهِ يُؤْت۪يهِ مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ ذُوالْفَضْلِ الْعَظ۪يمِ • Zalike fadlullahi yu'tihi men yeşau, vallahu zul fadlil azim. • Meal: İşte bu, Allah'ın hak eden kimselere verdiği lütfudur. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir. • Kelime kelime: ذَٰلِكَ zalike bu · فَضْلُ fedlu lutfudur · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · يُؤْتِيهِ yu'tihi vereceği · مَن men kimseye · يَشَآءُ ۚ yeşa'u dilediği · وَٱللَّهُ vallahu ve Allah · ذُو zu sahibidir · ٱلْفَضْلِ l-fedli lutuf · ٱلْعَظِيمِ l-azimi büyük • فضل (fDl) kökü: üstün olmak, seçkin olmak, aşmak, üstün, kazanmak/hediye, fayda/nimet/iyilik/lütuf bahşetmek • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Cuma suresi 11 ayettir; bu 4. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).