Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tegabun Suresi 7. Ayet Meali

Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır.

Tegabun 64:7 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler.
Tegabun 64:7
زَعَمَ الَّذ۪ينَ كَفَرُٓوا اَنْ لَنْ يُبْعَثُواۜ قُلْ بَلٰى وَرَبّ۪ي لَتُبْعَثُنَّ ثُمَّ لَتُنَبَّؤُنَّ بِمَا عَمِلْتُمْۜ وَذٰلِكَ عَلَى اللّٰهِ يَس۪يرٌ • Zeamellezine keferu en len yub'asu, kul bela ve rabbi le tub'asunne summe le tunebbeunne bima amiltum, ve zalike alallahi yesir. • Meal: Kafirler kesinlikle tekrar diriltilmeyeceklerini iddia ettiler. De ki: "Rabb'ime ant olsun ki kesinlikle diriltileceksiniz. Sonra yaptıklarınızın tamamı size haber verilecektir. Ve bu, Allah için çok kolaydır. • Kelime kelime: زَعَمَ zeame sandılar · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوٓا۟ keferu inkar eden(ler) · أَن en · لَّن len kesinlikle · يُبْعَثُوا۟ ۚ yub'asu diriltilmeyeceklerini · قُلْ kul de ki · بَلَىٰ bela hayır · وَرَبِّى verabbi Rabbim hakkı için · لَتُبْعَثُنَّ letub'asunne mutlaka diriltileceksiniz · ثُمَّ summe sonra · لَتُنَبَّؤُنَّ letunebbe'unne size haber verilecektir · بِمَا bima şeyler · عَمِلْتُمْ ۚ amiltum yaptıklarınız · وَذَٰلِكَ ve zalike ve bu · عَلَى ala göre · ٱللَّهِ llahi Allah'a · يَسِيرٌۭ yesirun kolaydır • زعم (zEm) kökü: İddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmek • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • يسر (ysr) kökü: Yumuşak/uysal/yönetilebilir/kolay/itaatkar/liberal olmak, miktar olarak azalmak/değersiz olmak, soldan gelmek, parçalara/bölümlere ayırmak, kolaylaştırmak/pürüzsüzleştirmek, uyarlamak/uyum sağlamak, kumar oklarıyla… • Tegabun suresi 18 ayettir; bu 7. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).