Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tegabun Suresi 8. Ayet Meali

O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.

Tegabun 64:8 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura inanın.
Tegabun 64:8
فَاٰمِنُوا بِاللّٰهِ وَرَسُولِه۪ وَالنُّورِ الَّـذ۪ٓي اَنْزَلْنَاۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ • Fe amınu billahi ve resulihi ven nurillezi enzelna, vallahu bima ta'melune habir. • Meal: O halde, Allah'a, Resul'üne ve indirdiğimiz nura[1] inanın. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır. • Dipnot 1: Işığa. Yolunuzu aydınlatan vahye. • Kelime kelime: فَـَٔامِنُوا۟ fe aminu artık inanın · بِٱللَّهِ billahi Allah'a · وَرَسُولِهِۦ ve rasulihi ve Elçisine · وَٱلنُّورِ ve nnuri ve nura · ٱلَّذِىٓ llezi · أَنزَلْنَا ۚ enzelna indirdiğimiz · وَٱللَّهُ vallahu ve Allah · بِمَا bima şeyleri · تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız · خَبِيرٌۭ habirun haber almaktadır • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • Tegabun suresi 18 ayettir; bu 8. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).