O halde bu hadisi yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız.
Kalem 68:44فَذَرْن۪ي وَمَنْ يُكَذِّبُ بِهٰذَا الْحَد۪يثِۜ سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۙ • Fe zerni ve men yukezzibu bi hazel hadis, se nestedricuhum min haysu la ya'lemun. • Meal: O halde bu hadisi[1] yalanlayanları Bana bırak. Onları bilmedikleri bir yerden yavaş yavaş yaklaştıracağız. • Dipnot 1: Sözü. İlahi mesajı, kıyamet gününü. • Kelime kelime: فَذَرْنِى fezerni bana bırak · وَمَن ve men kimseyi · يُكَذِّبُ yukezzibu yalanlayan · بِهَـٰذَا bihaza bu · ٱلْحَدِيثِ ۖ l-hadisi sözü · سَنَسْتَدْرِجُهُم senestedricuhum onları derece derece yaklaştıracağız · مِّنْ min · حَيْثُ haysu yerden · لَا la · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmedikleri • وذر (wpr) kökü: Terk etmek/vazgeçmek/ihmal etmek, üzerine düşmek, yaralamak, dilimlere ayırmak, izin vermek, vazgeçmek • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • حدث (Hdv) kökü: Yeni bir şey/yakın zamanda, o (bir şey) varlığa geldi, var olmaya başladı, ortaya çıktı, bir başlangıcı oldu, ilk kez yeni var oldu, söylemi aktarmak • درج (drj) kökü: Adım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek. • حيث (Hyv) kökü: Her yerde, nerede • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Kalem suresi 52 ayettir; bu 44. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).