Eğer Rabb'inden yeniden bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak boş bir yere atılmış olacaktı.
Kalem 68:49لَوْلَٓا اَنْ تَدَارَكَهُ نِعْمَةٌ مِنْ رَبِّه۪ لَنُبِذَ بِالْعَرَٓاءِ وَهُوَ مَذْمُومٌ • Levla en tedarekehu ni'metun min rabbihi le nubize bil arai ve huve mezmum. • Meal: Eğer Rabb'inden yeniden bir nimet ulaşmasaydı, kınanmış olarak boş bir yere atılmış olacaktı. • Kelime kelime: لَّوْلَآ levla eğer olmasaydı · أَن en · تَدَٰرَكَهُۥ tedarakehu ona yetişmesi · نِعْمَةٌۭ nia'metun bir ni'metin · مِّن min -nden · رَّبِّهِۦ rabbihi Rabbi- · لَنُبِذَ lenubize elbette atılırdı · بِٱلْعَرَآءِ bil-ara'i çıplak bir yere · وَهُوَ vehuve ve o · مَذْمُومٌۭ mezmumun kınananrak • درك (drk) kökü: Takip etmek, izlemek, yakından takip etmek. • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • نبذ (nbp) kökü: Atmak, fırlatmak, vazgeçmek, çıkarmak, reddetmek, bir şeyi değersiz olduğu için veya dikkate almadığı için atmak • عري (Ery) kökü: Çıplak olmak, giysilerden arınmak. Ara - çıplak çöl veya yer, açık alan, atık arazi, kıyı. • ذمم (pmm) kökü: Kınamak/suçlamak/azarlamak/mahkum etmek/sansürlemek/ayıplamak, ayıplanacak, suçlanan, rezil olmuş, istismar edilmiş, kaçınmak/uzak durmak • Kalem suresi 52 ayettir; bu 49. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).