Kitabı solundan verilen kimse ise: "Keşke bana kitabım verilmeseydi." de;
Hâkka 69:25وَاَمَّا مَنْ اُو۫تِيَ كِتَابَهُ بِشِمَالِه۪ فَيَقُولُ يَا لَيْتَن۪ي لَمْ اُو۫تَ كِتَابِيَهْۚ • Ve emma men utiye kitabehu bi şimalihi fe yekulu ya leyteni lem ute kitabiyeh. • Meal: Kitabı solundan verilen[1] kimse ise: "Keşke bana kitabım verilmeseydi." de; • Dipnot 1: Bu Arapçada bir deyimdir. Sol, "üzüntü, bozukluk ve sıkıntıyı" ifade etmektedir. • Kelime kelime: وَأَمَّا veemma o zaman · مَنْ men kimse · أُوتِىَ utiye verilen · كِتَـٰبَهُۥ kitabehu Kitabı · بِشِمَالِهِۦ bişimalihi sol tarafından · فَيَقُولُ feyekulu der ki · يَـٰلَيْتَنِى ya leyteni keşke · لَمْ lem · أُوتَ ute verilmeseydi · كِتَـٰبِيَهْ kitabiyeh Kitabım • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • شمل ($ml) kökü: İçermek, kapsamak, tasarlamak, oluşturmak, kavramak. Şimal (çoğul şemail) - sol, kuzey. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • Hâkka suresi 52 ayettir; bu 25. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).