Musa dedi ki: "Ey Firavun! Ben gerçekten Alemlerin Rabb'i tarafından gönderilmiş bir Resul'üm."
Araf 7:104وَقَالَ مُوسٰى يَا فِرْعَوْنُ اِنّ۪ي رَسُولٌ مِنْ رَبِّ الْعَالَم۪ينَۚ • Ve kale musa ya fir'avnu inni resulun min rabbil alemin. • Meal: Musa dedi ki: "Ey Firavun! Ben gerçekten Alemlerin Rabb'i tarafından gönderilmiş bir Resul'üm." • Kelime kelime: وَقَالَ ve kale dedi ki · مُوسَىٰ musa Musa · يَـٰفِرْعَوْنُ ya fir'avnu Fir'avn · إِنِّى inni muhakkak ben · رَسُولٌۭ rasulun bir elçiyim · مِّن min tarafından · رَّبِّ rabbi Rabbi · ٱلْعَـٰلَمِينَ l-aalemine alemlerin • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Araf suresi 206 ayettir; bu 104. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).