Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 105. Ayet Meali

"Allah adına, hakikatten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size, Rabb'inizden açık beyyinelerle geldim. Öyleyse İsrailoğullarını benimle gönder."

Araf 7:105 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Allah adına, hakikatten başkasını söylememek benim üzerime borçtur.
Araf 7:105
حَق۪يقٌ عَلٰٓى اَنْ لَٓا اَقُولَ عَلَى اللّٰهِ اِلَّا الْحَقَّۜ قَدْ جِئْتُكُمْ بِبَيِّنَةٍ مِنْ رَبِّكُمْ فَاَرْسِلْ مَعِيَ بَن۪ٓي اِسْرَٓائ۪لَۜ • Hakikun ala en la ekule alallahi illel hakk, kad ci'tukum bi beyyinetin min rabbikum fe ersil maiye beni israil. • Meal: "Allah adına, hakikatten başkasını söylememek benim üzerime borçtur. Size, Rabb'inizden açık beyyinelerle[1] geldim. Öyleyse İsrailoğullarını benimle gönder." • Dipnot 1: Kanıt içeren; açıklayıcı, açığa çıkarıcı bilgi. • Kelime kelime: حَقِيقٌ hakikun borçtur · عَلَىٰٓ ala benim üzerime · أَن en ki · لَّآ la asla · أَقُولَ ekule söylememem · عَلَى ala karşı · ٱللَّهِ llahi Allah'a · إِلَّا illa başkasını · ٱلْحَقَّ ۚ l-hakka gerçekten · قَدْ kad andolsun · جِئْتُكُم ci'tukum size getirdim · بِبَيِّنَةٍۢ bibeyyinetin açık bir delil · مِّن min -den · رَّبِّكُمْ rabbikum Rabbiniz- · فَأَرْسِلْ feersil artık gönder · مَعِىَ meiye benimle · بَنِىٓ beni oğullarını · إِسْرَٰٓءِيلَ israile İsrail • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • Araf suresi 206 ayettir; bu 105. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).