Biz de Musa'ya: "Asanı at." diye vahyettik. O, onların uydurdukları şeyleri yutuverdi.
Araf 7:117وَاَوْحَيْنَٓا اِلٰى مُوسٰٓى اَنْ اَلْقِ عَصَاكَۚ فَاِذَا هِيَ تَلْقَفُ مَا يَأْفِكُونَۚ • Ve evhayna ila musa en elkı asake, fe iza hiye telkafu ma ye'fikun. • Meal: Biz de Musa'ya: "Asanı at." diye vahyettik. O, onların uydurdukları şeyleri yutuverdi. • Kelime kelime: وَأَوْحَيْنَآ ve evhayna ve biz de vahyettik · إِلَىٰ ila · مُوسَىٰٓ musa Musa'ya · أَنْ en diye · أَلْقِ elki at · عَصَاكَ ۖ asake Asanı · فَإِذَا fe iza (bir de baktılar ki) · هِىَ hiye o · تَلْقَفُ telkafu yakalayıp yutuyor · مَا ma şeyleri · يَأْفِكُونَ ye'fikune onların uydurdukları • وحي (wHy) kökü: İşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece… • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • عصو (ESw) kökü: Sopayla vurmak. asiya/ya'sa - sopa almak, bir araya gelmek, koleksiyon, birikim, şaşırtıcı, toplanma, topluluk, cemaat. asa - değnek, sopa, çubuk, destekler, millet, ustalık, insanlar, parti, dil, deri, kemik. idrib bi… • لقف (lqf) kökü: Telaşla yetişmek, yakalamak, hızlıca yutmak, yok etmek, bozmak, yiyip bitirmek, yakalayıp tutmak, çökmek, düşmana saldırmak, yıkılmak. • افك (Afk) kökü: Durumunu/tavrını değiştirmek, geri çevirmek/döndürmek, fikir/yargı değiştirmek/saptırmak, aldatmak, yalan/yanlış söylemek, devirmek, baştan çıkarmak. • Araf suresi 206 ayettir; bu 117. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).