Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir şekilde adım adım yok olmaya yaklaştırırız.
Araf 7:182وَالَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِاٰيَاتِنَا سَنَسْتَدْرِجُهُمْ مِنْ حَيْثُ لَا يَعْلَمُونَۚ • Vellezine kezzebu bi ayatina se nestedricuhum min haysu la ya'lemun. • Meal: Ayetlerimizi yalanlayanları, hiç bilemeyecekleri bir şekilde adım adım yok olmaya yaklaştırırız. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine kimseleri · كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayanları · بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimizi · سَنَسْتَدْرِجُهُم senestedricuhum yavaş yavaş helake yaklaştıracağız · مِّنْ min · حَيْثُ haysu yerden · لَا la hiç · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmeyecekleri • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • درج (drj) kökü: Adım adım yürümek, kademeli olarak ilerlemek, derece derece yok etmek, bir şeyi yerleştirmek, açmak/çözmek, kademeli olarak ulaşmak, aldatmak, (bir günahkara) hoşgörü göstermek. • حيث (Hyv) kökü: Her yerde, nerede • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Araf suresi 206 ayettir; bu 182. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).