"O'ndan başka dua ettiklerinizin, ne size yardım etmeye güçleri yeter, ne de kendilerine yardım etmeye."
Araf 7:197وَالَّذ۪ينَ تَدْعُونَ مِنْ دُونِه۪ لَا يَسْتَط۪يعُونَ نَصْرَكُمْ وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ • Vellezine ted'une min dunihi la yestetiune nasrakum ve la enfusehum yensurun. • Meal: "O'ndan başka dua ettiklerinizin, ne size yardım etmeye güçleri yeter, ne de kendilerine yardım etmeye." • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine kimseler ise · تَدْعُونَ ted'une yalvardıklarınız · مِن min · دُونِهِۦ dunihi O'ndan başka · لَا la · يَسْتَطِيعُونَ yestetiune güçleri yetmez · نَصْرَكُمْ nesrakum size yardım etmeye · وَلَآ ve la ne de · أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerine · يَنصُرُونَ yensurune yardım edebilirler • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • Araf suresi 206 ayettir; bu 197. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).