Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu.
Araf 7:83فَاَنْجَيْنَاهُ وَاَهْلَهُٓ اِلَّا امْرَاَتَهُۘ كَانَتْ مِنَ الْغَابِر۪ينَ • Fe enceynahu ve ehlehu illemreetehu kanet minel gabirin. • Meal: Bunun üzerine onu ve yanında yer alanları kurtardık. Karısı hariç; o, geride kalanlardan oldu. • Kelime kelime: فَأَنجَيْنَـٰهُ feenceynahu biz de onu kurtardık · وَأَهْلَهُۥٓ ve ehlehu ve ailesini · إِلَّا illa yalnız · ٱمْرَأَتَهُۥ mraetehu karısı · كَانَتْ kanet oldu · مِنَ mine -dan · ٱلْغَـٰبِرِينَ l-gabirine geride kalanlar- • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • مرا (mrA) kökü: Acı olmak, sıkıntılı olmak, zorlamak, tartışmak, münakaşa etmek, şüphe etmek, süt sağmak, geçmek, yürümek, sıvazlamak, kadın • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • غبر (gbr) kökü: Tozlu olmak, toz renkli olmak, geride kalmak, karanlık/kasvet, kalmak, sürmek, devam etmek, oyalanmak, durmak, beklemek, geçip gitmek, nükseden/tekrar ortaya çıkan • Araf suresi 206 ayettir; bu 83. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).