Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 9. Ayet Meali

Kimin de tartısı hafif gelirse, işte onlar, ayetlerimize haksızlık etmelerinden dolayı kendilerine yazık edenlerdir.

Araf 7:9 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kimin de tartısı hafif gelirse, işte onlar, ayetlerimize haksızlık etmelerinden dolayı kendilerine yazık ed…
Araf 7:9
وَمَنْ خَفَّتْ مَوَاز۪ينُهُ فَاُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ خَسِرُٓوا اَنْفُسَهُمْ بِمَا كَانُوا بِاٰيَاتِنَا يَظْلِمُونَ • Ve men haffet mevazinuhu fe ulaikellezine hasiru enfusehum bima kanu biayatina yazlimun. • Meal: Kimin de tartısı hafif gelirse, işte onlar, ayetlerimize haksızlık etmelerinden[1] dolayı kendilerine yazık edenlerdir.[2] • Dipnot 1: Bu ayetler, insan için, yaptıklarından başka hiçbir şeyin yararının olmayacağını açık ve net bir şekilde ifade etmektedir. Yaptıkları iyi şeyler, kötü şeylerden fazla olanlar Cennet'e; yaptıkları kötü şeyler iyi şeylerden fazla olanlar da Cehennem'e gidecektir. Tartı ile kastedilen şey, terazi ile ölçmek değil, iyilikler ve kötülüklerin birbiri ile kıyaslanmasıdır. Ayetten de anlaşılıyor ki iman etmiş de olsa kötülüğü iyiliğinden fazla olanlar Cehennem'e gideceklerdir. Allah, mutlak adil olandır. Hiç kimseye torpil yapılmayacaktır. Bu ayetler, aynı zamanda "şefaat" inancın uydurma olduğunu, şirk olduğunu da ortaya koymaktadır. • Dipnot 2: İstenilen şeyleri yapmamaları. • Kelime kelime: وَمَنْ ve men kimin · خَفَّتْ haffet hafif gelirse · مَوَٰزِينُهُۥ mevazinuhu tartıları · فَأُو۟لَـٰٓئِكَ feulaike işte onlar da · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir · خَسِرُوٓا۟ hasiru ziyana sokan(lardır) · أَنفُسَهُم enfusehum kendilerini · بِمَا bima ötürü · كَانُوا۟ kanu · بِـَٔايَـٰتِنَا biayatina ayetlerimize · يَظْلِمُونَ yezlimune haksızlık etmelerinden • خفف (xff) kökü: Hafif kilolu olmak (vücut veya madde olarak), değer olarak hafif veya önemsiz olmak, canlı/aktif/çevik/hazır ve hızlı olmak, iş/hizmette itaatkar ve boyun eğen olmak, acele etmek, çabucak ayrılmak veya yolculuk yapmak… • وزن (wzn) kökü: tartmak/yargılamak/ölçmek • خسر (xsr) kökü: Kayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya… • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Araf suresi 206 ayettir; bu 9. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).