Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 94. Ayet Meali

Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.

Araf 7:94 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık.
Araf 7:94
وَمَٓا اَرْسَلْنَا ف۪ي قَرْيَةٍ مِنْ نَبِيٍّ اِلَّٓا اَخَذْنَٓا اَهْلَهَا بِالْبَأْسَٓاءِ وَالضَّرَّٓاءِ لَعَلَّهُمْ يَضَّرَّعُونَ • Ve ma erselna fi karyetin min nebiyyin illa ehazna ehleha bil be'sai ved darrai leallehum yaddarraun. • Meal: Hangi beldeye bir Nebi gönderdiysek, o beldenin halkını darra'i[1] etsin diye sıkıntı ve zorlukla yakaladık. • Dipnot 1: Allah'ın yüceliği karşısında küçülerek, basitliğinin, muhtaçlığının bilincinde olarak, acziyetini ifade ederek tevazu üstüne tevazu göstererek istekte bulunmak. • Kelime kelime: وَمَآ ve ma ve · أَرْسَلْنَا erselna göndermedik · فِى fi · قَرْيَةٍۢ karyetin bir ülkeye · مِّن min hiçbir · نَّبِىٍّ nebiyyin nebi · إِلَّآ illa · أَخَذْنَآ ehazna sık(ma)dığımız · أَهْلَهَا ehleha halkını · بِٱلْبَأْسَآءِ bil-be'sa'i yoksulluk · وَٱلضَّرَّآءِ ve dderra'i ve darlıkla · لَعَلَّهُمْ leallehum diye · يَضَّرَّعُونَ yedderraune yalvarıp yakarsınlar • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • قري (qry) kökü: Bir misafiri ağırlamak, bir misafirin ağırlandığı şey. Toplamak, içine/içeri koşmak. Keşfetmek; araştırmak; çok ve özenli bir aramayla şehri/kasabayı incelemek. • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • باس (bAs) kökü: Güçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık • ضرر (Drr) kökü: Zarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmek • ضرع (DrE) kökü: Aşağılamak, küçük düşürmek, itiraz etmek, alçakgönüllü olmak, kendini alçaltmak, tevazu/itaatkarlık. Kuru, acı, dikenli bitki örtüsü. • Araf suresi 206 ayettir; bu 94. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).