Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 93. Ayet Meali

Onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım." dedi: "Ben, size Rabb'imin mesajını tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Artık kafir bir topluma nasıl olur da üzülebilirim?"

Araf 7:93 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım." dedi: "Ben, size Rabb'imin mesajını tebliğ ettim ve size öğüt verdim.
Araf 7:93
فَتَوَلّٰى عَنْهُمْ وَقَالَ يَا قَوْمِ لَقَدْ اَبْلَغْتُكُمْ رِسَالَاتِ رَبّ۪ي وَنَصَحْتُ لَكُمْۚ فَكَيْفَ اٰسٰى عَلٰى قَوْمٍ كَافِر۪ينَ۟ • Fe tevella anhum ve kale ya kavmi lekad eblagtukum risalati rabbi ve nesahtu lekum, fe keyfe asa ala kavmin kafirin. • Meal: Onlardan yüz çevirdi ve "Ey halkım." dedi: "Ben, size Rabb'imin mesajını tebliğ ettim ve size öğüt verdim. Artık kafir bir topluma nasıl olur da üzülebilirim?" • Kelime kelime: فَتَوَلَّىٰ fetevella öteye döndü · عَنْهُمْ anhum onlardan · وَقَالَ ve kale ve dedi · يَـٰقَوْمِ ya kavmi kavmim · لَقَدْ lekad andolsun · أَبْلَغْتُكُمْ eblegtukum ben size duyurdum · رِسَـٰلَـٰتِ risalati mesajlarını · رَبِّى rabbi Rabbimin · وَنَصَحْتُ ve nesahtu ve öğüt verdim · لَكُمْ ۖ lekum size · فَكَيْفَ fekeyfe artık nasıl · ءَاسَىٰ asa acırım · عَلَىٰ ala · قَوْمٍۢ kavmin bir kavme · كَـٰفِرِينَ kafirine kafir • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • بلغ (blg) kökü: Ulaşmak, erişmek, varmak, yetişmek, olgunlaşmak, büluğa ermek, bir haberi iletmek, tebliğ etmek, bildirmek, duyurmak, tesir etmek, izlenimde bulunmak • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • نصح (nSH) kökü: Saf olmak, karışmamış olmak, hakiki olmak, samimi davranmak, samimi tavsiye vermek, içtenlikle öğüt vermek, sadık olmak • كيف (kyf) kökü: Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde • اسو (Asw) kökü: Herhangi birini taklit etmek. Örnek, taklit, rahatlama, teselli, kalıp, örnek alınmaya değer model. • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Araf suresi 206 ayettir; bu 93. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).