Akıl Kuran (akilkuran.com)

Mearic Suresi 44. Ayet Meali

Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür.

Mearic 70:44 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde.
Mearic 70:44
خَاشِعَةً اَبْصَارُهُمْ تَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌۜ ذٰلِكَ الْيَوْمُ الَّذ۪ي كَانُوا يُوعَدُونَ • Haşi'aten ebsaruhum terhekuhum zilleh, zalikel yevmullezi kanu yuadun. • Meal: Gözlerinde korku, kendilerini zillet bürümüş halde. İşte bu, onların uyarıldıkları gündür. • Kelime kelime: خَـٰشِعَةً haşiaten korkulu · أَبْصَـٰرُهُمْ ebsaruhum gözleri · تَرْهَقُهُمْ terhekuhum onları bürümüş · ذِلَّةٌۭ ۚ zilletun alçaklık · ذَٰلِكَ zalike işte budur · ٱلْيَوْمُ l-yevmu gün · ٱلَّذِى llezi · كَانُوا۟ kanu olan · يُوعَدُونَ yuadune onlara va'dedilmiş • خشع (x$E) kökü: Alçakgönüllü/mütevazı/itaatkar olmak, sessiz ve alçak olmak, gözleri veya sesi kısmak, batış yerinde batmak/neredeyse kaybolmak, tutulmak/uzaklaşmak, zayıflamak, solmak/kurumak, davranışta veya seste veya gözlerde… • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • رهق (rhq) kökü: Yakından takip etmek, kaplamak, aptal olmak, yalan söylemek, yaramaz olmak, dinsiz olmak, acele etmek, yakalamak, ulaşmak, yaklaşmak, yayılmak. Rahaqa - ezmek, acı çektirmek, kötü uygulamalara yönelmek. Rahqun… • ذلل (pll) kökü: Alçak olmak, aşağı sarkmak, bir şeyin en alt kısmı, sessiz/sakin, nazik, alçaltmak, kolay, itaatkar, uysal, tabi olmak, mütevazı, tevazu, önemsiz, şefkatten kaynaklanan teslimiyet kanatları, merhametle davranmak • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • Mearic suresi 44 ayettir; bu 44. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).