De ki: "Uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabb'im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum."
Cin 72:25قُلْ اِنْ اَدْر۪ٓي اَقَر۪يبٌ مَا تُوعَدُونَ اَمْ يَجْعَلُ لَهُ رَبّ۪ٓي اَمَداً • Kul in edri e karibun ma tuadune em yec'alu lehu rabbi emeda. • Meal: De ki: "Uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabb'im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum." • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · إِنْ in hayır · أَدْرِىٓ edri bilmem · أَقَرِيبٌۭ ekaribun yakın mıdır? · مَّا ma şey · تُوعَدُونَ tuadune size söylenen · أَمْ em yoksa · يَجْعَلُ yec'alu koyacak (mıdır?) · لَهُۥ lehu onun için · رَبِّىٓ rabbi Rabbim · أَمَدًا emeden uzun bir süre • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • دري (dry) kökü: Beceri ile bilmek, öğrenmek. • قرب (qrb) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak, teklif etmek, ilişki veya rütbede yakın olmak, el altında olmak, yaklaşmak. Qurbatun - yakınlık, yakınlaşma araçları, akrabalık, ilişki. Qurubatan (çoğul qurubatun) - insanları Allah'a… • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • امد (Amd) kökü: Sona göre düşünülen zaman, en son/aşırı/kapsam/dönem, sınırlar, sınırlı, kalan • Cin suresi 28 ayettir; bu 25. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).