Akıl Kuran (akilkuran.com)

Cin Suresi 9. Ayet Meali

"Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir ışın buluyor."

Cin 72:9 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk.
Cin 72:9
وَاَنَّا كُنَّا نَقْعُدُ مِنْهَا مَقَاعِدَ لِلسَّمْعِۜ فَمَنْ يَسْتَمِعِ الْاٰنَ يَجِدْ لَهُ شِهَاباً رَصَداًۙ • Ve enna kunna nak'udu minha mekaıde lis sem'i fe men yestemiıl ane yecid lehu şihaben rasada. • Meal: "Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir ışın buluyor." • Kelime kelime: وَأَنَّا ve enna ve elbette biz · كُنَّا kunna idik · نَقْعُدُ nek'udu oturur · مِنْهَا minha onun · مَقَـٰعِدَ mekaide oturma yerlerinde · لِلسَّمْعِ ۖ lissem'i dinlemeğe mahsus · فَمَن femen artık kim · يَسْتَمِعِ yestemii dinlemek istese · ٱلْـَٔانَ l-ane şimdi · يَجِدْ yecid bulur · لَهُۥ lehu kendisini · شِهَابًۭا şihaben bir ışın · رَّصَدًۭا rasaden gözetleyen • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • قعد (qEd) kökü: Oturmak, geride kalmak, geri tutmak, oyalanmak, pusu kurmak, hareketsiz oturmak, yerinde kalmak, vazgeçmek, sakınmak, geri durmak, tuzak kurmak, tuzak hazırlamak, ihmal etmek, oturma eylemi, temel/baz, çocuk doğurma… • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • شهب ($hb) kökü: Yakmak/kavurmak, beyazlığın siyahlığa üstün geldiği bir renk haline gelmek. Şihab (çoğulu şuhub) - alevli ateş, parlak alev/meteor, yıldız, nüfuz eden alev, parlayan yıldız, canlı/neşeli, alev, meşale, ışık saçan veya… • رصد (rSd) kökü: Gözetlemek, pusuya yatmak, gözlemlemek, hazırlanmak, pusu kurmak. Marsadun - pusu yeri, askeri karakol, gözetleme yeri. Mirsad - gözetleme, gözcü. İrsad - hazırlık veya keşif araçları, saklanma yeri, pusu yeri. • Cin suresi 28 ayettir; bu 9. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).