Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
İnsan 76:19وَيَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَانٌ مُخَلَّدُونَۚ اِذَا رَاَيْتَهُمْ حَسِبْتَهُمْ لُؤْلُؤ۬اً مَنْثُوراً • Ve yetufu aleyhim vildanun muhalledun, iza reeytehum hasibtehum lu'luen mensura. • Meal: Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın. • Kelime kelime: وَيَطُوفُ ve yetufu dolaşır · عَلَيْهِمْ aleyhim çevrelerinde · وِلْدَٰنٌۭ vildanun gençler · مُّخَلَّدُونَ muhalledune ölümsüz · إِذَا iza · رَأَيْتَهُمْ raeytehum onları görsen · حَسِبْتَهُمْ hasibtehum kendilerini sanırsın · لُؤْلُؤًۭا lu'lu'en inci · مَّنثُورًۭا mensuran saçılmış • طوف (Twf) kökü: Gitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatma • ولد (wld) kökü: doğurmak, dünyaya getirmek • خلد (xld) kökü: Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • لالا (lAlA) kökü: Parlamak, ışıldamak, alevlenmek, parlak olmak, inci, mükemmel/eksiksiz bir sevinç. • نثر (nvr) kökü: Bir şeyi saçmak/dağıtmak/serpmek, acele etmek veya hızlı olmak • İnsan suresi 31 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).