Onlara, "Ruku edin." denildiği zaman ruku etmezler.
Mürselat 77:48وَاِذَا ق۪يلَ لَهُمُ ارْكَعُوا لَا يَرْكَعُونَ • Ve iza kile lehumurkeu la yerkeun. • Meal: Onlara, "Ruku[1] edin." denildiği zaman ruku etmezler. • Dipnot 1: Şirk koşmaksızın Allah'a itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek ve saygı göstermek. İçtenlikle boyun eğmek. Cahiliye Arapları puta tapmayıp yalnızca Allah'a tapanlara "rakea ilellah;" Allah'a ruku etti, derlerdi. Kur'an'da geçen ruku kelimeleri ile kast edilen şey namaz kılarken yapılan ve adına "ruku" denilen hareket değildir. Ancak namazdaki ruku ile amaçlanan şey de Allah'a bağlılık ve içtenliktir. • Kelime kelime: وَإِذَا ve iza ve zaman · قِيلَ kile dendiği · لَهُمُ lehumu onlara · ٱرْكَعُوا۟ rkeu rüku' edin · لَا la · يَرْكَعُونَ yerkeune rüku' etmezler • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ركع (rkE) kökü: Eğilmiş, bükülmüş, eğmek, alçakgönüllülük, kendini alçaltmak, başını eğmek, yüzüstü düştü, sendeledi • Mürselat suresi 50 ayettir; bu 48. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).