Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enfal Suresi 33. Ayet Meali

Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.

Enfal 8:33 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sen onların içindeyken, Allah, onlara azap etmez.
Enfal 8:33
وَمَا كَانَ اللّٰهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَاَنْتَ ف۪يهِمْۜ وَمَا كَانَ اللّٰهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ • Ve ma kanallahu li yuazzibehum ve ente fihim, ve ma kanallahu muazzibehum ve hum yestagfirun. • Meal: Sen onların içindeyken,[1] Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir. • Dipnot 1: Senin çağrın devam ederken, sen mücadeleni sürdürürken. • Kelime kelime: وَمَا vema oysa · كَانَ kane değildi · ٱللَّهُ llahu Allah · لِيُعَذِّبَهُمْ liyuazzibehum onlara azab edecek · وَأَنتَ veente ve sen · فِيهِمْ ۚ fihim onların içinde bulundukça · وَمَا ve ma ve · كَانَ kane değildi · ٱللَّهُ llahu Allah · مُعَذِّبَهُمْ muazzibehum onlara azab edecek · وَهُمْ vehum ve onlar · يَسْتَغْفِرُونَ yestegfirune istiğfar ederlerken • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • Enfal suresi 75 ayettir; bu 33. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).