Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enfal Suresi 63. Ayet Meali

Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Enfal 8:63 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ve onların kalplerini uzlaştırdı.
Enfal 8:63
وَاَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْۜ لَوْ اَنْفَقْتَ مَا فِي الْاَرْضِ جَم۪يعاً مَٓا اَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلٰكِنَّ اللّٰهَ اَلَّفَ بَيْنَهُمْۜ اِنَّهُ عَز۪يزٌ حَك۪يمٌ • Ve ellefe beyne kulubihim, lev enfakte ma fil ardı cemian ma ellefte beyne kulubihim ve lakinnallahe ellefe beynehum, innehu azizun hakim. • Meal: Ve onların kalplerini uzlaştırdı. Eğer yeryüzündeki her şeyi infak[1] etseydin yine de onların kalplerini kaynaştıramazdın. Fakat Allah, onları kaynaştırdı. Kuşkusuz O, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir. • Dipnot 1: Harcasaydın. Yardım olarak verseydin. • Kelime kelime: وَأَلَّفَ ve ellefe ve uzlaştırdı · بَيْنَ beyne arasını · قُلُوبِهِمْ ۚ kulubihim onların kalblerinin · لَوْ lev şayet · أَنفَقْتَ enfekte sen verseydin · مَا ma · فِى fi bulunan · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · جَمِيعًۭا cemian herşeyi · مَّآ ma · أَلَّفْتَ ellefte yine de uzlaştıramazdın · بَيْنَ beyne arasını · قُلُوبِهِمْ kulubihim onların kalblerinin · وَلَـٰكِنَّ velakinne fakat · ٱللَّهَ llahe Allah · أَلَّفَ ellefe uzlaştırdı · بَيْنَهُمْ ۚ beynehum onların arasını · إِنَّهُۥ innehu çünkü O · عَزِيزٌ azizun daima üstündür · حَكِيمٌۭ hakimun hüküm ve hikmet sahibidir • الف (Alf) kökü: Bir şeye bağlı kalmak, sık sık ziyaret etmek, alışkanlıkla başvurmak, bir şeye aşina olmak veya alışmak, sosyal/arkadaşça/dostça olmak, sevmek/onaylamak/dostane olmak, korumak/güvence altına almak, güvenlikten… • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • جمع (jmE) kökü: Toplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi]… • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Enfal suresi 75 ayettir; bu 63. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).