Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek.
Mutaffifin 83:17ثُمَّ يُقَالُ هٰذَا الَّذ۪ي كُنْتُمْ بِه۪ تُكَذِّبُونَۜ • Summe yukalu hazellezi kuntum bihi tukezzibun. • Meal: Sonra da: "İşte bu yalanlayıp durduğunuz şeydir." denecek. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra · يُقَالُ yukalu denilecektir · هَـٰذَا haza işte budur · ٱلَّذِى llezi şey · كُنتُم kuntum olduğunuz · بِهِۦ bihi onu · تُكَذِّبُونَ tukezzibune yalanlıyor(lar) • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • كذب (kpb) kökü: Yalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. • Mutaffifin suresi 36 ayettir; bu 17. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).