Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır.
Büruc 85:10اِنَّ الَّذ۪ينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِن۪ينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَر۪يقِۜ • İnnellezine fetenul mu'minine vel mu'minati summe lem yetubu fe lehum azabu cehenneme ve lehum azabul harik. • Meal: Mü'min erkeklere ve kadınlara fitne[1] yapıp, sonra da kesin olarak tevbe etmeyenler için Cehennem azabı vardır. Onlar için yakıcı bir azap vardır. • Dipnot 1: Baskı ve zulüm. • Kelime kelime: إِنَّ inne şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · فَتَنُوا۟ fetenu işkence eden(ler) · ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minine inanan erkeklere · وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ velmu'minati ve inanan kadınlara · ثُمَّ summe sonra · لَمْ lem · يَتُوبُوا۟ yetubu tevbe etmeyenler · فَلَهُمْ felehum onlar için vardır · عَذَابُ azabu azabı · جَهَنَّمَ cehenneme cehennem · وَلَهُمْ velehum ve onlar için vardır · عَذَابُ azabu azabı · ٱلْحَرِيقِ l-hariki yangın • فتن (ftn) kökü: Denemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • حرق (Hrq) kökü: Ateşe çekerek yakmak, kavurmak. Bir şeyi törpülemek, bir şeyin bir parçasını diğeriyle sürtmek, (dişleri) gıcırdatmak, dişleri gıcırdatarak gıcırtılı ses çıkarmak, son lokmasına kadar yemek, huyu kötü olmak, bir şeyin… • Büruc suresi 22 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).