Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 124. Ayet Meali

Ne zaman bir sure indirilse, onlardan bazıları: "Bu hanginizin imanını arttırdı?" derler. Bu, İman Edenler'in imanını arttırdı. Onlar, müjdelenmelerine sevinirler.

Tevbe 9:124 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ne zaman bir sure indirilse, onlardan bazıları: "Bu hanginizin imanını arttırdı?" derler.
Tevbe 9:124
وَاِذَا مَٓا اُنْزِلَتْ سُورَةٌ فَمِنْهُمْ مَنْ يَقُولُ اَيُّـكُمْ زَادَتْهُ هٰذِه۪ٓ ا۪يمَاناًۚ فَاَمَّا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا فَزَادَتْهُمْ ا۪يمَاناً وَهُمْ يَسْتَبْشِرُونَ • Ve iza ma unzilet suretun fe minhum men yekulu eyyukum zadethu hazihi imana, fe emmellezine amenu fe zadethum imanen ve hum yestebşirun. • Meal: Ne zaman bir sure indirilse, onlardan bazıları:[1] "Bu hanginizin imanını arttırdı?" derler. Bu, İman Edenler'in imanını arttırdı. Onlar, müjdelenmelerine sevinirler. • Dipnot 1: Kafirler, alayımsı bir şekilde. • Kelime kelime: وَإِذَا ve iza ve ne zaman · مَآ ma · أُنزِلَتْ unzilet indirilse · سُورَةٌۭ suratun bir sure · فَمِنْهُم feminhum onlardan · مَّن men kimi · يَقُولُ yekulu der · أَيُّكُمْ eyyukum hanginizin · زَادَتْهُ zadethu artırdı · هَـٰذِهِۦٓ hazihi bu · إِيمَـٰنًۭا ۚ imanen imanını · فَأَمَّا feemma fakat · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · فَزَادَتْهُمْ fezadethum artırır · إِيمَـٰنًۭا imanen imanını · وَهُمْ ve hum ve onlar · يَسْتَبْشِرُونَ yestebşirune sevinirler • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سور (swr) kökü: Sur, duvar, şehir duvarı, çit, kale duvarı, atlayıp üstünden geçmek, aşmak, tırmanmak, saldırmak, hücum etmek • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • بشر (b$r) kökü: müjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 124. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).