Kalplerinde hastalık olanlara gelince, bu onların kötülüklerine kötülük katmıştır. Ve onlar Kafir olarak ölürler.
Tevbe 9:125وَاَمَّا الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ فَزَادَتْهُمْ رِجْساً اِلٰى رِجْسِهِمْ وَمَاتُوا وَهُمْ كَافِرُونَ • Ve emmellezine fi kulubihim maradun fe zadethum ricsen ila ricsihim ve matu ve hum kafirun. • Meal: Kalplerinde[1] hastalık olanlara gelince, bu onların kötülüklerine kötülük katmıştır. Ve onlar Kafir olarak ölürler. • Dipnot 1: İlahi cevher. İdrak etmenin, düşüncenin merkezi. Kur'an'da kalp, düşünme, akletme, anlama, kavrama, şeylerin hakikatini bilme melekesi/yetisi anlamında kullanılmaktadır. Kur'an'da akletme/düşünme fiili kalbe ait olarak görülmüş; düşünmenin ve anlamanın kalbin bir işlevi olduğu belirtilmiştir. Kalp, bu özelliklerinden dolayı ilahi hitaba muhataptır, yükümlü ve sorumludur. Son yıllarda kalp ile beyin arasındaki iletişim üzerine yapılan bilimsel çalışmalarda kalbin beyin fonksiyonlarını etkilediğine dair bulgular elde edilmiştir. Tıpkı göz, kulak vs. ile beyin arasındaki iletişim gibi. • Kelime kelime: وَأَمَّا veemma fakat gelince · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · فِى fi · قُلُوبِهِم kulubihim yüreklerinde · مَّرَضٌۭ meradun hastalık olan(lara) · فَزَادَتْهُمْ fezadethum katmıştır onların · رِجْسًا ricsen pislik · إِلَىٰ ila · رِجْسِهِمْ ricsihim pisliklerine · وَمَاتُوا۟ ve matu ve ölürler · وَهُمْ vehum onlar · كَـٰفِرُونَ kafirune kafirler olarak • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • مرض (mrD) kökü: Hasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmak • زيد (zyd) kökü: arttırılmış, aşmış, gereksiz/fazladan kalmış, kalıntı, ilave, abartılmış, ek, fazla • رجس (rjs) kökü: Rezil etmek ve kirletmek, gürlemek, kötü işler yapmak, yüksek sesle böğürmek, nefret edilir hale gelmek, içinde hiç iyi olmayan şey, kargaşa durumu, büyük ölçüde kafasını karıştırmak, ses/gürültü yapmak… • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 125. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).