Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İman Eden halkın göğüslerine şifa versin.
Tevbe 9:14قَاتِلُوهُمْ يُعَذِّبْهُمُ اللّٰهُ بِاَيْد۪يكُمْ وَيُخْزِهِمْ وَيَنْصُرْكُمْ عَلَيْهِمْ وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُؤْمِن۪ينَۙ • Katiluhum yuazzibhumullahu bi eydikum ve yuhzihim ve yansurkum aleyhim ve yeşfi sudure kavmin mu'minin. • Meal: Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İman Eden halkın göğüslerine şifa[1] versin. • Dipnot 1: Huzura kavuştursun, rahatlatsın. • Kelime kelime: قَـٰتِلُوهُمْ katiluhum onlarla savaşın (ki) · يُعَذِّبْهُمُ yuazzibhumu onlara azabetsin · ٱللَّهُ llahu Allah · بِأَيْدِيكُمْ bieydikum sizin ellerinizle · وَيُخْزِهِمْ ve yuhzihim ve onları rezil etsin · وَيَنصُرْكُمْ ve yensurkum ve sizi üstün getirsin · عَلَيْهِمْ aleyhim onlara · وَيَشْفِ ve yeşfi ve şifa versin · صُدُورَ sudura göğüslerine · قَوْمٍۢ kavmin toplumunun · مُّؤْمِنِينَ mu'minine inananlar • قتل (qtl) kökü: öldürmek, idam etmek, suçlanmak, katletmek/öldürmek/boğazlamak/kesip biçmek, öldürmeye teşebbüs etmek, kişiyi öldürülmüş gibi göstermek, savaşmak/çarpışmak/mücadele etmek, ustalaşmak, mücadele etmek/dövüşmek, ölümcül… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • يدي (ydy) kökü: dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit • خزي (xzy) kökü: Alçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan… • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • شفي ($fy) kökü: İyileştirmek, gidermek, sağlığına kavuşturmak. Şifa - iyileşme, ilaç, şifa verme. • صدر (Sdr) kökü: Geri dönmek, geri gelmek, ilerlemek, çıkmak veya kaynaklanmak, ileri gitmek, ilerletmek veya teşvik etmek, gerçekleşmek, olmak, kaynaklanmak, göğse/sine vurmak, başlamak. Kişinin önünde duran veya yüzleştiği herhangi… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 14. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).