Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 27. Ayet Meali

Sonra Allah, bunun ardından hak edenin tevbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Tevbe 9:27 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sonra Allah, bunun ardından hak edenin tevbesini kabul eder.
Tevbe 9:27
ثُمَّ يَتُوبُ اللّٰهُ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَ عَلٰى مَنْ يَشَٓاءُۜ وَاللّٰهُ غَفُورٌ رَح۪يمٌ • Summe yetubullahu min ba'di zalike ala men yeşa'u, vallahu gafurun rahim. • Meal: Sonra Allah, bunun ardından hak edenin[1] tevbesini kabul eder. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir. • Dipnot 1: Bkz. 9:15. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: ثُمَّ summe sonra · يَتُوبُ yetubu tevbesini kabul eder · ٱللَّهُ llahu Allah · مِنۢ min · بَعْدِ bea'di ardından · ذَٰلِكَ zalike bunun · عَلَىٰ ala · مَن men kimsenin · يَشَآءُ ۗ yeşa'u dilediği · وَٱللَّهُ vallahu ve Allah · غَفُورٌۭ gafurun bağışlayandır · رَّحِيمٌۭ rahimun esirgeyendir • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 27. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).