Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 51. Ayet Meali

De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize erişmez. O, bizim Mevla'mızdır. Öyleyse, Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.

Tevbe 9:51 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından başkası bize erişmez.
Tevbe 9:51
قُلْ لَنْ يُص۪يبَنَٓا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَاۚ هُوَ مَوْلٰينَاۚ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ • Kul len yusibena illa ma keteballahu lena, huve mevlana, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun. • Meal: De ki: "Allah'ın bizim için yazdığından[1] başkası bize erişmez. O, bizim Mevla'mızdır.[2] Öyleyse, Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül[3] etsinler. • Dipnot 1: Gerekli gördüğünden, uygun gördüğünden. • Dipnot 2: Allah'a güvenmek, O'na dayanmak; her türlü hazırlığı yaptıktan sonra sonucu Allah'a bırakmak. • Dipnot 3: Kendisine dayanılan, gözetici, destekleyici, koruyan, sırdaş, yakın olan, koruyan, yol gösteren, yönetici. Mevla, yalnızca Allah'tır. Allah'tan başkasına Mevla, Mevlana demek şirktir. Veli kelimesinin eş anlamlısıdır. "El-Mevla" Allah'ın isimlerindendir. • Kelime kelime: قُل kul de ki · لَّن len bize · يُصِيبَنَآ yusibena ulaşmaz · إِلَّا illa başkası · مَا ma şeyden · كَتَبَ ketebe yazdığı · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · لَنَا lena bizim için · هُوَ huve O'dur · مَوْلَىٰنَا ۚ mevlana bizim sahibimiz · وَعَلَى ve ala · ٱللَّهِ llahi Allah'a · فَلْيَتَوَكَّلِ felyetevekkeli dayansınlar · ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune inananlar • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • صوب (Swb) kökü: dökmek, isabet etmek, inmek. asaaba - yetişmek, başına gelmek, üzerine düşmek, irade etmek, etkilemek, felakete uğratmak, maksatlamak, dilemek. sawaabun - doğru şey, doğru yol. musiibun - başına gelen şey. musiibatun… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 51. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).