Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 63. Ayet Meali

Bilmediler mi ki: Kim Allah'a ve Resul'üne karşı haddi aşarsa, onun için, içinde sürekli kalacağı Cehennem ateşi vardır. İşte bu, büyük rezilliktir.

Tevbe 9:63 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bilmediler mi ki: Kim Allah'a ve Resul'üne karşı haddi aşarsa, onun için, içinde sürekli kalacağı Cehennem…
Tevbe 9:63
اَلَمْ يَعْلَمُٓوا اَنَّهُ مَنْ يُحَادِدِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَاَنَّ لَهُ نَارَ جَهَنَّمَ خَالِداً ف۪يهَاۜ ذٰلِكَ الْخِزْيُ الْعَظ۪يمُ • E lem ya'lemu ennehu men yuhadidillahe ve resulehu fe enne lehu nare cehenneme haliden fiha, zalikel hızyul azim. • Meal: Bilmediler mi ki: Kim Allah'a ve Resul'üne karşı haddi aşarsa, onun için, içinde sürekli kalacağı Cehennem ateşi vardır. İşte bu, büyük rezilliktir[1]. • Dipnot 1: Alçaklık, aşağılık. • Kelime kelime: أَلَمْ elem · يَعْلَمُوٓا۟ yea'lemu bilmediler mi ki · أَنَّهُۥ ennehu muhakkak · مَن men kim · يُحَادِدِ yuhadidi karşı koymağa kalkarsa · ٱللَّهَ llahe Allah'a · وَرَسُولَهُۥ ve rasulehu ve Elçisine · فَأَنَّ feenne gerçekten · لَهُۥ lehu onun için vardır · نَارَ nara ateşi · جَهَنَّمَ cehenneme cehennem · خَـٰلِدًۭا haliden sürekli kalacağı · فِيهَا ۚ fiha içinde · ذَٰلِكَ zalike işte budur · ٱلْخِزْىُ l-hizyu rezillik · ٱلْعَظِيمُ l-azimu büyük • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • حدد (Hdd) kökü: Bir sınır belirlemek, (bir şeyi) tanımlamak, (bir suçluyu) cezalandırmak, engellemek, geri itmek, geri atmak, keskinleştirmek. Engellemek/önlemek/kısıtlamak, mahrum bırakmak veya alıkoymak veya yasaklamak/men etmek… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • خلد (xld) kökü: Kalmak/ikamet etmek, sürekli/daima/sonsuz/sonsuza dek/devamlı olarak devam etmek, başkasını takılarla süslemek, ileri yaşta yavaş yavaş kırlaşmak/ağarmak, sonsuz güçle donatılmış olmak • خزي (xzy) kökü: Alçalmak/aşağılanmak/bayağılaşmak/değersizleşmek, sınav veya acı ve kötülüğe düşmek, çirkin davranışlar veya özellikler göstermek, onursuzluk nedeniyle kafası karışmak veya şaşkına dönmek, utanç duymak veya utançtan… • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 63. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).