Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 67. Ayet Meali

Münafık erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar. Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu. Münafıklar, fasıkların ta kendileridir.

Tevbe 9:67 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Münafık erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar.
Tevbe 9:67
اَلْمُنَافِقُونَ وَالْمُنَافِقَاتُ بَعْضُهُمْ مِنْ بَعْضٍۢ يَأْمُرُونَ بِالْمُنْكَرِ وَيَنْهَوْنَ عَنِ الْمَعْرُوفِ وَيَقْبِضُونَ اَيْدِيَهُمْۜ نَسُوا اللّٰهَ فَنَسِيَهُمْۜ اِنَّ الْمُنَافِق۪ينَ هُمُ الْفَاسِقُونَ • El munafikune vel munafikatu ba'duhum min ba'd, ye'murune bil munkeri ve yenhevne anil ma'rufi ve yakbidune eydiyehum nesullahe fe nesiyehum innel munafıkine humul fasikun. • Meal: Münafık[1] erkekler ve Münafık kadınlar birbirlerindendirler; kötülüğü buyururlar, iyilikten alıkoyarlar. Ellerini sıkı tutarlar.[2] Onlar, Allah'ı unuttular, Allah da onları unuttu.[3] Münafıklar, fasıkların[4] ta kendileridir. • Dipnot 1: Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan. • Dipnot 2: Onlar, Allah'ın gösterdiği yoldan gitmediler, Allah da girdikleri yanlış yolda, onları kendileri ile baş başa bıraktı. • Dipnot 3: Münafık, içten "bitmiş, tükenmiş ve imanı kalmamış, omurgasız, onursuz ve iki -yüzlü kimse demektir. Münafık, iman konusunda dürüst ve samimi olmayan, tıpkı tarla faresinin yuva değiştirdiği gibi, yer değiştiren: işlerine gelince Mü'min, işlerine gelince Kafir olan kimse. • Dipnot 4: Çok cimridirler. • Kelime kelime: ٱلْمُنَـٰفِقُونَ el-munafikune münafık erkekler · وَٱلْمُنَـٰفِقَـٰتُ velmunafikatu ve münafık kadınlar · بَعْضُهُم bea'duhum onların bir kısmı · مِّنۢ min · بَعْضٍۢ ۚ bea'din diğerlerindendir · يَأْمُرُونَ ye'murune emrederler · بِٱلْمُنكَرِ bil-munkeri kötülüğü · وَيَنْهَوْنَ ve yenhevne ve menederler · عَنِ ani · ٱلْمَعْرُوفِ l-mea'rufi iyilikten · وَيَقْبِضُونَ ve yekbidune ve sıkı tutarlar · أَيْدِيَهُمْ ۚ eydiyehum ellerini · نَسُوا۟ nesu unuttular · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · فَنَسِيَهُمْ ۗ fenesiyehum O da onları unuttu · إِنَّ inne gerçekten · ٱلْمُنَـٰفِقِينَ l-munafikine Münafıklar · هُمُ humu işte onlardır · ٱلْفَـٰسِقُونَ l-fasikune yoldan çıkanlar • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • بعض (bED) kökü: bir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • نكر (nkr) kökü: Hoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamak • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • عرف (Erf) kökü: O bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen… • قبض (qbD) kökü: El ile dokunarak/hissederek almak, kapatmak, kavramak, tutmak, yakalamak, bir araya toplamak/çekmek/birleştirmek, sahiplenmek, kuşlarla ilgili olarak kanatlarını toplamak, uçuşta/tempoda hızlı olmak. • يدي (ydy) kökü: dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit • نسي (nsy) kökü: Terk etmek/unutmak/ihmal etmek, unutmuş gibi yapmak • فسق (fsq) kökü: İtaatsizlik yapmak, yoldan çıkmak, emre karşı gelmek, ahlaksızca yaşamak, düzensizlik içinde olmak, kötü olmak, ahlaksız olmak, ahlaksızlık yapmak, sapkın olmak, dinsiz olmak, kötülük yapmak. • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 67. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).