Akıl Kuran (akilkuran.com)

Tevbe Suresi 88. Ayet Meali

Fakat Resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, bütün hayırlar onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır.

Tevbe 9:88 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Fakat Resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler.
Tevbe 9:88
لٰكِنِ الرَّسُولُ وَالَّذ۪ينَ اٰمَنُوا مَعَهُ جَاهَدُوا بِاَمْوَالِهِمْ وَاَنْفُسِهِمْۜ وَاُو۬لٰٓئِكَ لَهُمُ الْخَيْرَاتُۘ وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُفْلِحُونَ • Lakinir resulu vellezine amenu meahu cahedu bi emvalihim ve enfusihim, ve ulaike lehumul hayratu ve ulaike humul muflihun. • Meal: Fakat Resul ve onunla birlikte iman edenler, mallarıyla, canlarıyla cihad ettiler. İşte onlar, bütün hayırlar onlarındır. İşte kurtuluşa erenler onlardır. • Kelime kelime: لَـٰكِنِ lakini fakat · ٱلرَّسُولُ r-rasulu Elçi · وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseler · ءَامَنُوا۟ amenu inanan(lar) · مَعَهُۥ meahu onunla beraber · جَـٰهَدُوا۟ cahedu cihadettiler · بِأَمْوَٰلِهِمْ biemvalihim mallarıyla · وَأَنفُسِهِمْ ۚ ve enfusihim ve canlarıyla · وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike işte · لَهُمُ lehumu onlarındır · ٱلْخَيْرَٰتُ ۖ l-hayratu bütün hayırlar · وَأُو۟لَـٰٓئِكَ ve ulaike ve işte · هُمُ humu onlardır · ٱلْمُفْلِحُونَ l-muflihune başarıya erenler • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • جهد (jhd) kökü: Çabalamak veya emek vermek veya didinmek, kendini veya gücünü veya çabalarını kullanmak, kendini tutkuyla veya özenle veya gayretle işe vermek, ekstra çaba göstermek, kendini zorluğa veya yorgunluğa sokmak, birini veya… • مول (mwl) kökü: Zenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • خير (xyr) kökü: İyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak… • فلح (flH) kökü: yarmak/yarık/çatlamak/bölmek/yarma, izli/pullukla sürmek/toprak işlemek, tarım, toprağı işlemek, müreffeh olmak/başarılı olmak, elde etmek/kazanmak, mesut olmak, bağımsız olmak, kalıcılık/süreklilık/dayanma gücü • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 88. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).