Onlar, geride kalanlarla beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar.
Tevbe 9:87رَضُوا بِاَنْ يَكُونُوا مَعَ الْخَوَالِفِ وَطُبِـعَ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَهُمْ لَا يَفْقَهُونَ • Radu bi en yekunu meal havalifi ve tubia ala kulubihim fe hum la yefkahun. • Meal: Onlar, geride kalanlarla[1] beraber olmayı tercih ettiler. Kalpleri mühürlendi, artık onlar anlamazlar. • Dipnot 1: Muhaliflerle. • Kelime kelime: رَضُوا۟ radu razı oldular · بِأَن bien · يَكُونُوا۟ yekunu olmaya · مَعَ mea beraber · ٱلْخَوَالِفِ l-havalifi geride kalan kadınlarla · وَطُبِعَ ve tubia ve mühürlendi · عَلَىٰ ala üzeri · قُلُوبِهِمْ kulubihim kalbleri · فَهُمْ fehum artık onlar · لَا la · يَفْقَهُونَ yefkahune anlamazlar • رضو (rDw) kökü: Ondan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • خلف (xlf) kökü: Takip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin… • طبع (TbE) kökü: Mühürlemek/damgalamak/basmak/kazımak/baskı yapmak/damgalamak/şekillendirmek, kirletmek, paslandırmak, bir şeyin üzerini örtmek ve bir şeyin girmesini engellemek, bir şeye uyum sağlama/eğilim, uyuşuk/tembel/miskin olmak… • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • فقه (fqh) kökü: İlahi kanunda öğrenmiş, yetenekli, kavrayışlı olmak, bir şeyi anlamak. • Tevbe suresi 129 ayettir; bu 87. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).