رجو (rjw) kökü: Ummak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar…
Anlam: Ummak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir etmek/geciktirmek, korkmak, rica etmek/istemek. arja' (çoğul) - sınırlar, taraflar. marjowwon büyük umutlar beslenen bir kişidir (örneğin 11:62). • Kuran'da 28 ayette geçer. • Bakara 2:218 — İman Edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler; ancak bunlar, Allah'ın rahmetini umabilirler. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır… • Nisa 4:104 — Düşman halkı takip etmekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız, onlar da sizin acı çektiğiniz gibi acı çekiyorlar. Üstelik… • Araf 7:111 — "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler. • Tevbe 9:106 — Geri kalan bir bölümün işi de Allah'ın yargısına kalmıştır; onlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En… • Yunus 10:7 — Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar ve dünya hayatından hoşnut olup onunla tatmin olanlar ve ayetlerimizi görmezden gelenler… • Yunus 10:11 — İnsanların, hayrı acele istedikleri gibi, Allah da şerri onlara acele verseydi, muhakkak süreleri bitirilirdi. Ama Biz, Bizimle… • Yunus 10:15 — Bizimle karşılaşmayı ummayanlara, ayetlerimiz açık açık okunduğu zaman, onlar: "Ya bundan başka bir Kur'an getir veya onu değiştir."… • Hud 11:62 — "Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda ümit beslenen biriydin. Şimdi atalarımızın kulluk ettiklerine kulluk etmekten bizi vazgeçirmek mi… • İsra 17:28 — Rabb'inden, ümit ettiğin rahmeti isterken, onlardan yüz çevirirsen bari yumuşak davranarak gönüllerini al. • İsra 17:57 — İşte onların, o yöneldikleri de Rabb'lerine daha yakın olmak için vesile arayan, O'nun rahmetini uman ve O'nun azabından korkan… • Kehf 18:110 — De ki: "Ben de ancak sizin gibi bir beşerim. Sizden farkım; bana, ilahınızın ancak tek ilah olduğu vahyedilmiş olmasıdır. Onun için her kim… • Nur 24:60 — Evlenme arzusu kalmamış yaşlı kadınların, cinsiyetlerini teşhir etme amacı gütmeden dış giysilerini çıkarmalarında bir sakınca yoktur… • Furkan 25:21 — Bizimle karşılaşacaklarına ihtimal vermeyenler: "Bize meleklerin indirilmesi veya Rabb'imizi görmemiz gerekmez miydi?" dediler. Ant olsun… • Furkan 25:40 — Ve ant olsun ki onlar, felaket yağmuru yağdırılmış olan beldeye vardılar. Peki, onu da mı görmediler? Aksine onlar, öldükten sonra… • Şuara 26:36 — "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere sihirbazları toplamaya birilerini gönder." dediler. • Kasas 28:86 — Sen, Kitap'ın sana iletileceğini beklemiyordun. O, ancak Rabb'inden bir rahmet olarak verildi. Öyleyse sakın Kafirlere destek olma. • Ankebut 29:5 — Allah'a kavuşacaklarını umanlar bilsinler ki, Allah'ın belirlediği zaman mutlaka gelecektir. O, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir. • Ankebut 29:36 — Medyen halkına da kardeşleri Şu'ayb'ı gönderdik. Şu'ayb: "Ey halkım! Allah'a kulluk edin. Ahiret gününü umut edin. Yeryüzünde bozgunculuk… • Ahzab 33:21 — Ant olsun ki, sizden Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı uman ve Allah'ı çokça zikredenler için, Allah'ın Resul'ünde iyi bir örnek vardır.