Akıl Kuran (akilkuran.com)

Araf Suresi 111. Ayet Meali

"Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler.

Araf 7:111 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Onu ve kardeşini alıkoy.
Araf 7:111
قَالُٓوا اَرْجِهْ وَاَخَاهُ وَاَرْسِلْ فِي الْمَدَٓائِنِ حَاشِر۪ينَۙ • Kalu ercih ve ehahu ve ersil fil medaini haşirin. • Meal: "Onu ve kardeşini alıkoy. Şehirlere de toplayıcılar gönder." dediler. • Kelime kelime: قَالُوٓا۟ kalu dediler · أَرْجِهْ ercih onu beklet · وَأَخَاهُ ve ehahu ve kardeşini de · وَأَرْسِلْ ve ersil ve gönder · فِى fi · ٱلْمَدَآئِنِ l-medaini şehirlere · حَـٰشِرِينَ haşirine toplayıcılar (olarak) • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • رجو (rjw) kökü: Ummak/beklemek, mutluluk sebebi olacak bir olayın gerçekleşmesini gerektiren bir görüş; halihazırda gerçekleşmiş bir olaydan avantaj elde etme beklentisi, beklemede tutmak, ertelemek, kenara koymak, tehir… • اخو (Axw) kökü: Başka biriyle aynı ebeveynlere sahip olan veya sadece bir ebeveyni ortak olan erkek kişi; aynı soy/toprak/inanç/inanca sahip kişi; erkek kardeş; arkadaş; yoldaş; eş; çift halindeki parçalardan biri; akraba; yakından… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • مدن (mdn) kökü: şehir • حشر (H$r) kökü: Toplanmak/bir araya gelmek/bir araya getirmek, ölüleri diriltmek, sürgün etmek, bir yerden başka bir yere sürmek, bir şeyi ince veya narin ya da küçük yapmak, bir şeyi keskin ve sivri yapmak (örneğin mızrak ucu ve… • Araf suresi 206 ayettir; bu 111. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).