زين (zyn) kökü: Süslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle…
Anlam: Süslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti, donattı, bezedi, güzelleştirdi veya zarafet kattı. Dil için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi veya düzenlendi'. Eylem için şöyle denir: 'Süslendi, güzelleştirildi'; yani başka biri tarafından bir kişiye tavsiye edildi. Zarafet, güzellik, yakışır nitelik, fiziksel/entelektüel süs, onur veya itibar ve bir kişi veya şeyin gururu veya şerefi olan her şey. Bilge bir insanı, mevcut dünyada veya gelecek dünyada, herhangi bir durumunda veya koşulunda utandırmayan veya yakışıksız kılmayan şey. Üç türdür: Zihinsel: Bilgi/bilim ve iyi kiracılar gibi. Bedensel: Güç, boy uzunluğu, görünüş güzelliği. Dışsal: Zenginlik, rütbe veya mevki, haysiyet. • Kuran'da 46 ayette geçer. • Bakara 2:212 — Kafirlere dünya hayatı süslü gösterildi. Onlar, İman Edenlerle alay ederler. Oysa takva sahibi olan kimseler, Kıyamet Günü'nde onlardan… • Ali İmran 3:14 — Kadınlara, çocuklara, yığınlarla altın ve gümüşe, soylu atlara, davarlara ve ekinlere karşı tutkulu sevgi insanlara cazip gösterilmiştir… • Enam 6:43 — Hiç olmazsa onlara sıkıntılarımız dokunduğu vakit tederru etselerdi! Fakat kalpleri katılaştı ve şeytan da onlara yaptıklarını çekici… • Enam 6:108 — Allah'ın yanı sıra yöneldiklerine hakaret etmeyin ki onlar da hadlerini aşarak cahillikle Allah'a hakaret etmesinler. Her ümmetin… • Enam 6:122 — Ölü iken dirilttiğimiz; ona, insanlar arasında, onunla yürüyeceği bir nur verdiğimiz bir kimse; karanlıklar içinde kalıp bir türlü… • Enam 6:137 — Böylece ortakları, Müşriklerden çoğuna evlatlarını öldürmeyi hoş gösterdiler. Hem onları mahvetmek hem de dinlerini karmakarışık etmek… • Araf 7:31 — Ey Ademoğulları! Her secde edilen yerde ziynetlerinizi alın. Yiyin, için fakat israf etmeyin. Zira O, israf edenleri sevmez. • Araf 7:32 — De ki: "Allah'ın kulları için çıkardığı ziyneti ve temiz rızıkları kim haram etmiş?" De ki: "Bunlar dünya hayatında iman edenlerindir… • Enfal 8:48 — Hani, şeytan onlara yaptıkları işi süslü gösterip: "Bugün, sizi hiçbir insan topluluğu yenemez, ben de muhakkak sizin yardımcınızım." dedi… • Tevbe 9:37 — Haram ayların yerlerini değiştirip ertelemek, küfürde ileri gitmektir ki Kafirler onunla saptırılır. Onlar, Allah'ın haram kıldığı aylara… • Yunus 10:12 — İnsana bir sıkıntı dokununca, yatarken, otururken veya ayaktayken bize dua eder; fakat Biz onun sıkıntısını giderince de karşılaştığı… • Yunus 10:24 — Dünya hayatı, gökten indirdiğimiz yağmurla hayat bulup yeşeren, insanların ve hayvanların yararlandıkları yeryüzü bitkileri gibidir. Öyle… • Yunus 10:88 — Musa: "Ey Rabb'imiz! Firavun ve melelerine dünya hayatında ziynet ve mallar verdin. Ey Rabb'imiz! Onlar ise bunu Sen'in yolundan saptırmak… • Hud 11:15 — Kim sadece dünya hayatını ve onun ziynetini isterse, onlara yaptıklarının karşılığını eksiksiz veririz. Bu hususta onlara hiçbir haksızlık… • Rad 13:33 — Peki, herkesin ne yaptığını gözeten O değil mi? Onlar yine de ilahlarını Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onları istediğiniz isimle… • Hicr 15:16 — Ant olsun, Biz, semada burçlar yaptık ve bakanlar için onu donattık. • Hicr 15:39 — İblis: "Rabb'im! Beni azdırmandan dolayı, ben de yeryüzündeki her şeyi cazip göstererek, kesinlikle onların hepsini azdıracağım." • Nahl 16:8 — Sizin için binek ve süs hayvanı olarak atları, katırları ve eşekleri yarattı. Ve O, bilmediğiniz şeyleri yaratmaktadır. • Nahl 16:63 — Allah'a ant olsun ki, Biz, kesinlikle senden önceki toplumlara da elçiler gönderdik. Şeytan, onlara yaptıklarını süslü gösterdi. Şeytan, o… • Kehf 18:7 — Biz, hangisinin daha iyi şeyler yapacağına sınav olsun diye, yeryüzünde olan şeyleri ilgi çekici yaptık.