Allah'ı bırakıp da sana fayda da zarar da veremeyecek olanlara yönelme. Böyle yaparsan zalimlerden olursun.
Yunus 10:106وَلَا تَدْعُ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مَا لَا يَنْفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَۚ فَاِنْ فَعَلْتَ فَاِنَّكَ اِذاً مِنَ الظَّالِم۪ينَ • Ve la ted'u min dunillahi ma la yenfeuke ve la yadurruk, fe in fealte fe inneke izen minez zalimin. • Meal: Allah'ı bırakıp da sana fayda da zarar da veremeyecek olanlara yönelme. Böyle yaparsan zalimlerden olursun. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve · تَدْعُ ted'u tapma · مِن min · دُونِ duni bırakıp · ٱللَّهِ llahi Allah'ı · مَا ma şeylere · لَا la · يَنفَعُكَ yenfeuke sana yararı dokunmayan · وَلَا ve la ne de · يَضُرُّكَ ۖ yedurruke sana zararı dokunmayan · فَإِن fein eğer · فَعَلْتَ fealte böyle yaparsan · فَإِنَّكَ feinneke şüphesiz sen · إِذًۭا izen o zaman · مِّنَ mine · ٱلظَّـٰلِمِينَ z-zalimine zalimlerden olursun • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • نفع (nfE) kökü: Fayda sağlamak, iyilik yapmak, faydalı olmak, yararlı olmak. • ضرر (Drr) kökü: Zarar vermek/incitmek/yaralamak/acı çektirmek, rahatsızlık vermek, sinir etmek, kötülük, zorluk, kıtlık, zamanın değişkenliği, hastalık/ölüm, kayıp/sıkıntı/zorluk, zorlamak, zorla sürmek, zorunluluktan hareket etmek • فعل (fEl) kökü: bir şey yapmak, onu yaptı, bir eylemin etkisini yaşamak veya almak, gerçekleştirmek, bir yapma eylemi, bir alışkanlık/adet/tarz/alışılmış durum • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • Yunus suresi 109 ayettir; bu 106. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).