Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yunus Suresi 79. Ayet Meali

Firavun: "Bütün bilgin sihirbazları bana getirin!" dedi.

Yunus 10:79 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Firavun: "Bütün bilgin sihirbazları bana getirin!" dedi.
Yunus 10:79
وَقَالَ فِرْعَوْنُ ائْتُون۪ي بِكُلِّ سَاحِرٍ عَل۪يمٍ • Ve kale fir'avnu'tuni bi kulli sahırin alim. • Meal: Firavun: "Bütün bilgin sihirbazları bana getirin!" dedi. • Kelime kelime: وَقَالَ ve kale ve dedi ki · فِرْعَوْنُ fir'avnu Firavun · ٱئْتُونِى 'tuni bana getirin · بِكُلِّ bikulli bütün · سَـٰحِرٍ sahirin sihirbazları · عَلِيمٍۢ alimin bilgin • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Yunus suresi 109 ayettir; bu 79. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).