Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yunus Suresi 78. Ayet Meali

Dediler ki: "Sen; bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde gücün ikinizin eline geçmesini sağlamak için mi geldin? Biz, size Mü'min olacak değiliz.

Yunus 10:78 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Dediler ki: "Sen; bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde gücün ikinizin eline…
Yunus 10:78
قَالُٓوا اَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ اٰبَٓاءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا الْكِبْرِيَٓاءُ فِي الْاَرْضِۜ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِن۪ينَ • Kalu e ci'tena li telfitena amma vecedna aleyhi abaena ve tekune lekumel kibriyau fil ard, ve ma nahnu lekuma bi mu'minin. • Meal: Dediler ki: "Sen; bizi, atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan çevirmek ve yeryüzünde gücün ikinizin eline geçmesini sağlamak için mi geldin? Biz, size Mü'min[1] olacak değiliz. • Dipnot 1: Emin olmak. İman etmek. • Kelime kelime: قَالُوٓا۟ kalu dediler · أَجِئْتَنَا eci'tena mi geldiniz? · لِتَلْفِتَنَا litelfitena bizi çevirmek için · عَمَّا amma (yol)dan · وَجَدْنَا vecedna bulduğumuz · عَلَيْهِ aleyhi üzerinde · ءَابَآءَنَا aba'ena atalarımızı · وَتَكُونَ ve tekune ve olması · لَكُمَا lekuma ikiniz için · ٱلْكِبْرِيَآءُ l-kibriya'u büyüklüğün · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde · وَمَا ve ma (fakat) değiliz · نَحْنُ nehnu biz · لَكُمَا lekuma size · بِمُؤْمِنِينَ bimu'minine iman edecek • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • لفت (lft) kökü: Döndürmek, saptırmak, eğmek, geri/etrafına bakmak, bükmek, kıvırmak, (yüzü) başka tarafa çevirmek • وجد (wjd) kökü: kaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak • ابو (Abw) kökü: baba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Yunus suresi 109 ayettir; bu 78. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).