Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yunus Suresi 80. Ayet Meali

Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi.

Yunus 10:80 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi.
Yunus 10:80
فَلَمَّا جَٓاءَ السَّحَرَةُ قَالَ لَهُمْ مُوسٰٓى اَلْقُوا مَٓا اَنْتُمْ مُلْقُونَ • Fe lemma caes seharetu kale lehum musa elku ma entum mulkun. • Meal: Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi. • Kelime kelime: فَلَمَّا felemma ne zaman ki · جَآءَ ca'e gelince · ٱلسَّحَرَةُ s-seharatu Sihirbazlar · قَالَ kale dedi · لَهُم lehum onlara · مُّوسَىٰٓ musa Musa · أَلْقُوا۟ elku atın · مَآ ma şeyleri · أَنتُم entum siz · مُّلْقُونَ mulkune atacağınız • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • Yunus suresi 109 ayettir; bu 80. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).