Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yunus Suresi 94. Ayet Meali

Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen hakikattir. Sakın kuşku duyanlardan olma.

Yunus 10:94 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor!
Yunus 10:94
فَاِنْ كُنْتَ ف۪ي شَكٍّ مِمَّٓا اَنْزَلْـنَٓا اِلَيْكَ فَسْـَٔلِ الَّذ۪ينَ يَقْرَؤُ۫نَ الْكِتَابَ مِنْ قَبْلِكَۚ لَقَدْ جَٓاءَكَ الْحَقُّ مِنْ رَبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَر۪ينَۙ • Fe in kunte fi şekkin mimma enzelna ileyke fes'elillezine yakreunel kitabe min kablik, lekad caekel hakku min rabbike fe la tekunenne minel mumterin. • Meal: Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen hakikattir. Sakın kuşku duyanlardan olma. • Kelime kelime: فَإِن fein eğer · كُنتَ kunte isen · فِى fi içinde · شَكٍّۢ şekkin kuşku · مِّمَّآ mimma şeyden · أَنزَلْنَآ enzelna indirdiğimiz · إِلَيْكَ ileyke sana · فَسْـَٔلِ feseli o halde sor · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · يَقْرَءُونَ yekra'une okuyan(lara) · ٱلْكِتَـٰبَ l-kitabe kitap · مِن min · قَبْلِكَ ۚ kablike senden önce · لَقَدْ lekad andolsun ki · جَآءَكَ ca'eke sana geldi · ٱلْحَقُّ l-hakku gerçek · مِن min · رَّبِّكَ rabbike Rabbinden · فَلَا fela sakın · تَكُونَنَّ tekunenne olma · مِنَ mine -den · ٱلْمُمْتَرِينَ l-mumterine şüpheye düşenler- • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • شكك ($kk) kökü: şüphelenmek • نزل (nzl) kökü: inmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy… • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • قرا (qrA) kökü: Okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • مري (mry) kökü: Bir şeyi ortaya çıkarmak, tartışmak veya mücadele etmek, şüphe etmek. • Yunus suresi 109 ayettir; bu 94. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).