Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 105. Ayet Meali

O Gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz, kimi de mutludur.

Hud 11:105 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O Gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz.
Hud 11:105
يَوْمَ يَأْتِ لَا تَكَلَّمُ نَفْسٌ اِلَّا بِـاِذْنِه۪ۚ فَمِنْهُمْ شَقِيٌّ وَسَع۪يدٌ • Yevme ye'ti la tekellemu nefsun illa bi iznih, fe minhum şakıyyun ve said. • Meal: O Gün gelince, O'nun izni olmadan hiç kimse konuşamaz. Onlardan kimi mutsuz, kimi de mutludur. • Kelime kelime: يَوْمَ yevme O gün · يَأْتِ ye'ti gelince · لَا la · تَكَلَّمُ tekellemu konuşamaz · نَفْسٌ nefsun hiç kimse · إِلَّا illa dışında · بِإِذْنِهِۦ ۚ biiznihi O'nun izni · فَمِنْهُمْ feminhum onlardan kimi · شَقِىٌّۭ şekiyyun bedbahtttır · وَسَعِيدٌۭ ve seiydun (kimi de) mutludur • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • كلم (klm) kökü: Konuşmak, ifade etmek. • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • اذن (Apn) kökü: kulak vermek veya dinlemek, hoşlanmak, izin vermek, emretmek/bildirmek/ilan etmek, kulak, iştah/özlem/hasret • شقو ($qw) kökü: Mutsuz olmak, bedbaht olmak, sıkıntı çekmek, eşkıyalık yapmak, haydutluk yapmak, kötü yola düşmek, zorbalık yapmak, sefil olmak, sefalete düşmek • سعد (sEd) kökü: Mutlu olmak, şanslı olmak, uğurlu olmak, mesut olmak, bahtiyar olmak, yardım etmek, destek olmak, yukarı çıkmak, yükselmek • Hud suresi 123 ayettir; bu 105. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).