Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 112. Ayet Meali

Sen ve tevbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun. Aşırı gitmeyin. O, yaptığınız her şeyi görmektedir.

Hud 11:112 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sen ve tevbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun.
Hud 11:112
فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ • Festekim kema umirte ve men tabe meake ve la tatgav, innehu bi ma ta'melune basir. • Meal: Sen ve tevbe edip seninle birlikte olanlar, emrolunduğunuz gibi dosdoğru olun. Aşırı gitmeyin.[1] O, yaptığınız her şeyi görmektedir. • Dipnot 1: Doğruluktan ayrılmayın. • Kelime kelime: فَٱسْتَقِمْ festekim dosdoğru olun · كَمَآ kema gibi · أُمِرْتَ umirte emrolunduğun · وَمَن ve men ve kimseler · تَابَ tabe tevbe eden · مَعَكَ meake seninle birlikte · وَلَا ve la ve · تَطْغَوْا۟ ۚ tetgav aşırı gitmeyin · إِنَّهُۥ innehu şüphesiz O · بِمَا bima şeyleri · تَعْمَلُونَ tea'melune yaptıklarınız · بَصِيرٌۭ besirun görmektedir • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • امر (Amr) kökü: emretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmak • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • طغي (Tgy) kökü: aşmak, taşmak, yayılmak, yörüngesinden çıkmak, sınırı aşmak, başıboş, yükselmek, taşmak, kudurmuş olmak, sapmak, meraklı olmamak, yaramaz, dinsiz, zorba, aşırı, isyankâr, aşırı derecede fena, kabalık, haksızlık… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • Hud suresi 123 ayettir; bu 112. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).