Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 113. Ayet Meali

Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.

Hud 11:113 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Zulmedenlere eğilim göstermeyin.
Hud 11:113
وَلَا تَرْكَـنُٓوا اِلَى الَّذ۪ينَ ظَلَمُوا فَتَمَسَّكُمُ النَّارُۙ وَمَا لَكُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ ثُمَّ لَا تُنْصَرُونَ • Ve la terkenu ilellezine zalemu fe temessekumun naru ve ma lekum min dunillahi min evliyae summe la tunsarun. • Meal: Zulmedenlere eğilim göstermeyin. Sonra size de ateş dokunur. Allah'ın yanı sıra başka evliyanız[1] da yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz. • Dipnot 1: Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir. • Kelime kelime: وَلَا ve la ve · تَرْكَنُوٓا۟ terkenu meyletmeyin · إِلَى ila · ٱلَّذِينَ ellezine kimselere · ظَلَمُوا۟ zelemu zulmeden(lere) · فَتَمَسَّكُمُ fetemessekumu yoksa size dokunur · ٱلنَّارُ n-naru ateş · وَمَا ve ma ve yoktur · لَكُم lekum sizin için · مِّن min · دُونِ duni başka · ٱللَّهِ llahi Allah'tan · مِنْ min hiçbir · أَوْلِيَآءَ evliya'e dost(lar) · ثُمَّ summe sonra · لَا la asla · تُنصَرُونَ tunsarune yardım göremezsiniz • ركن (rkn) kökü: Dayanmak, güvenmek, itimat etmek. Rükun - destek, dayanak, bir şeyin üzerine oturduğu sağlam kısım, sütun, temel taşı, mahkeme, güç ve kudret gururu, direniş, akrabalar veya kabile, parti, kendisiyle güçlenilen kişi… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • مسس (mss) kökü: Elle bir şeye dokunmak veya hissetmek, bir şeye müdahale veya engel olmadan dokunmak, vurmak veya çarpmak, etkilemek veya başına gelmek, üzücü olmak veya başarılması zor olmak. • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • Hud suresi 123 ayettir; bu 113. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).