Akıl Kuran (akilkuran.com)

Hud Suresi 16. Ayet Meali

İşte bu kimselere, ahirette ateşten başka bir şey yoktur. Burada yaptıkları şeyler boşa gitmiştir. Zaten yaptıkları bütün işleri geçersizdir.

Hud 11:16 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İşte bu kimselere, ahirette ateşten başka bir şey yoktur.
Hud 11:16
اُو۬لٰٓئِكَ الَّذ۪ينَ لَيْسَ لَهُمْ فِي الْاٰخِرَةِ اِلَّا النَّارُۘ وَحَبِطَ مَا صَنَعُوا ف۪يهَا وَبَاطِلٌ مَا كَانُوا يَعْمَلُونَ • Ulaikellezine leyse lehum fil ahıreti illen nar ve habita ma sanau fiha ve batılun ma kanu ya'melun. • Meal: İşte bu kimselere, ahirette ateşten başka bir şey yoktur. Burada yaptıkları şeyler boşa gitmiştir. Zaten yaptıkları bütün işleri geçersizdir. • Kelime kelime: أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike bunlar · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerdir · لَيْسَ leyse olmayan · لَهُمْ lehum kendileri için · فِى fi · ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ahirati ahirette · إِلَّا illa başka bir şey · ٱلنَّارُ ۖ n-naru ateşten · وَحَبِطَ ve habita ve boşa gitmiştir · مَا ma · صَنَعُوا۟ saneu işledikleri · فِيهَا fiha orada · وَبَـٰطِلٌۭ ve batilun ve geçersizdir · مَّا ma · كَانُوا۟ kanu oldukları · يَعْمَلُونَ yea'melune yapmakta • ليس (lys) kökü: Değil, yoktur, değildir, bulunmaz, mevcut değildir • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • حبط (HbT) kökü: Boşa gitmek, sonuçsuz kalmak, yok olmak, işe yaramamak, yararsız olmak, boşa çıkmak, etkisiz hale gelmek. Çok yemek yemek, çok yemekten veya sağlıksız yemekler yemekten dolayı karında şişkinlik veya ağrı oluşması… • صنع (SnE) kökü: Yapmak/yaratmak/inşa etmek, bir şeyi işlemek, beslemek, yetiştirmek. Sun'un - bir eylem, yapılan şey. Masna'un (çoğulu masani) - sarnıç, saray, kale, güzel bina, hisar. San'atun - yapma, yapma sanatı. • بطل (bTl) kökü: Boş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmak • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Hud suresi 123 ayettir; bu 16. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).