"İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok." dediler. Hud da: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben Müşriklerden değilim." dedi.
Hud 11:54اِنْ نَقُولُ اِلَّا اعْتَرٰيكَ بَعْضُ اٰلِهَتِنَا بِسُٓوءٍۜ قَالَ اِنّ۪ٓي اُشْهِدُ اللّٰهَ وَاشْهَدُٓوا اَنّ۪ي بَر۪ٓيءٌ مِمَّا تُشْرِكُونَۙ • İn nekulu illa'terake ba'du alihetina bi su', kale inni uşhidullahe veşhedu enni beriun mimma tuşrikune. • Meal: "İlahlarımızdan biri seni fena çarpmış, demekten başka bir sözümüz yok." dediler. Hud da: "Ben Allah'ı tanık tutuyorum. Siz de tanık olun ki ben Müşriklerden değilim." dedi. • Kelime kelime: إِن in · نَّقُولُ nekulu diyoruz ki · إِلَّا illa sadece · ٱعْتَرَىٰكَ a'terake seni çarpmış · بَعْضُ bea'du bazıları · ءَالِهَتِنَا alihetina ilahlarımızdan · بِسُوٓءٍۢ ۗ bisu'in fena · قَالَ kale dedi ki · إِنِّىٓ inni şüphesiz ben · أُشْهِدُ uşhidu şahit tutuyorum · ٱللَّهَ llahe Allah'ı · وَٱشْهَدُوٓا۟ veşhedu ve şahid olun · أَنِّى enni elbette ben · بَرِىٓءٌۭ beri'un uzağım · مِّمَّا mimma · تُشْرِكُونَ tuşrikune ortak koştuklarınızdan • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عرو (Erw) kökü: Bir kişiye gelmek, başına gelmek, bunaltmak, vurmak, acı vermek. İ'tara - üzerine inmek. Urwatun - destek, sap/kulp, kalıcı, değerli mülk. • بعض (bED) kökü: bir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz • اله (Alh) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek veya tapınmak; korumak, sığınma vermek, muhafaza etmek, kurtarmak, özgür kılmak; ibadet objesi yani Tanrı; (Alif-Lam-Lam-ha) Allah, tüm mükemmel ilahi isimleri kapsayan tek gerçek Tanrı; var… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • برا (brA) kökü: Bir şeyden kurtulmak, uzaklaşmak, sorumluluğundan çıkmak, suçsuz olmak, kendini bir şeyden uzak tutmak, temiz olmayan şeylerden uzak durmak, özgürlük/bağışıklık/güvenlik/emniyet durumu • شرك ($rk) kökü: yoldaş/ortak olmak, paylaşmak. şirkun - paylaşma, katılım, çok tanrıcılık, putperestlik, Allah'a ortak koşmak. şerik (çoğul: şüreka) - ortak, partner, paylaşımcı. İkinci çekim isimleri, bitişik zamirlerle takip… • Hud suresi 123 ayettir; bu 54. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).